Cumartesi, 04 Eylül 2010
AVRUPALI TÜRKLERİN KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ - gelisim motivasyon danismanlik ile ilgili herseyi burada bulabilirsiniz - Gelmodan Sitesine Hosgeldiniz 
AVRUPALI TÜRKLERİN KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ
AnasayfaAile İçi İletişimÇocuklarla İletişimİş YaşamıMakalelerİletişimArama
Anasayfa
Ayın Tavsiye Kitabı

"Büyük Düşünmenin Büyüsü"
(David J. Schwartz)

Statistics
Ziyaretçiler: 255790
Şuanda 6 misafir bağlı
Nlp Nedir? Yazdır E-posta

Önce ne değildir sorusunun cevabı verilmelidir.

Eğer yakın geçmişde kategorize edilip, farklı ideoloji ve anlayışları, arzusu hilafına kabule zorlanmış, hatta zaman zaman bu yüzden ulusal bütünlüğü çözülme tehlikesiyle karşılaşmış bir toplumun ferdiyseniz önünüze konan her kısa rumuzlu laflara çekingen durmanız kadar tabii birşey  olamaz.

Yine yakın geçmişinizde cereyan eden bu kaosun tabii neticesi olarak ortaya çıkan maneviyat boşluğunu ‘spritualizm’ veya ‘meditasyon’ adı altında doldurmak isteyen Doğulu veya Batılı birçok insanın ve kurumun tehdidini hissediyorsanız kısa rumuzlu laflardan kaçınmak kadar tabii birşey yine olamaz.

Ben kendi adıma birşey söyleyecek olursam, basit bir enerji kontrol ve transfer bilimi olan şeylerin dinsel ritüellerle ve en derin kültür simgeleri kullanılarak öğretilmek istendiğini biliyorum. Sözlerimin herkes için geçerli olmadığını söylemiş olmam bunu yapanların menfi etkisini azaltmaz.

Çok şükür NLP böyle birşey değildir. Daha açık bir ifadeyle NLP bir ideoloji, bir felsefi akım, bir tarikat değildir.

NLP BİR YÖNTEMDİR

Albert Einstein derki: ‘Hep aynı şeyleri yaparsanız aynı neticeyi alırsınız.’ Einstein’ın bu ünlü sözü birçok çevre tarafından delilik tanımı olarak algılanır: ‘Aynı şeyleri yapıpta farklı netice beklemek delilik alametidir.’ Bu sözleri enine boyuna tartışacak kadar yere sahip olmadığımız gibi şuanda gereğine de inanmıyorum.

1970’li yıllarda NLP’yi başlatan iki akademisyen Richard Bandler ve John Grinder doğru soru sorma tekniğini kullanarak yukarıdaki sözden yola çıkmışlardır: ‘Madem aynı şeyi yapmak aynı neticeyi doğuruyorsa dünyada birçok başarılı insanın yaptığı şeyleri bizde yaparsak başarılı olur muyuz?’ Bu merak ve heyecanla kendi alanlarında oldukça başarılı olan üç pratisyeni türlü zorlukları aşarak, inceleme ve modelleme fırsatı bulmuşlardır. Bunlar, ünlü aile terapisti Virginia Satir ,  Gestalt terapisinin kurucusu Fritz Perls ve tıbbi hipnozun kurucusu Milton Erickson’dur . Yaptıkları çalışmaları Üniversiteye taşıyarak arkadaşlarıyla uygulamaya koyduklarında durum şaşırtıcı; netice aynı!!

Bandler ve Grinder birbirlerini tanımayan, ama alanlarında oldukça başarılı bu insanları incelerken, bunların farkında olarak veya olmayarak bazı sistemleri kullandıklarını, bu sistemlerin birbirine benzer şeyler olduğunu ve başkası tarafından kullanıldıklarında da o insanların aynı başarıyı elde edebileceklerini fark etmişler.

’HER DAVRANIŞIN BİR YAPISI VARDIR’ sözü ilk ön kabul olarak belirlenerek yola çıkılmıştır. ‘Bu yapı öğrenilebilir, değiştirilebilir ve modellenebilir!’ Çünkü Üniversite’de arkadaşları üzerinde yaptıkları çalışmanın neticesi bunu doğrular nitelikdeydi.

Bandler ve Grinder ‘Her davranışın bir yapısı vardır’ tesbitine ulaştıkdan sonra bir dağ evine çekilerek çalışmalarına bir isim koyarak formüle etmek ve bunu en kısa yoldan insanlara öğretmeyi isterler. Uzun süren beyin fırtınasının ardından Nöro Linguistik Proğramlama NLP üzerinde uzlaşılır. ( Beyin Dili Proğramı ) NLP’nin oluşum süreci 70’li yıllarda böyle başlar.
 
O günden bu güne gelişerek büyüyen NLP başta Amerika, Almanya ve İngiltere olmak üzere daha değişik birçok ülkede tıp’dan eğitime iş dünyasından bireysel gelişime kadar birçok alanda insanların ilgisini çekmiştir. NLP’ye duyulan bu ilginin altında ‘Herkezin inancı, kültürü, dünya modeli, kendisince kutsaldır’ görüşünü ısrarla vurgular olmasının ve bir yaşam modeli sunmakdan sakınmasının büyük rolü olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman bazı insanların kendi dünya modellerini NLP patentiyle pazara sürmelerine rastlansada bu işin kurucuları ve temel kaynaklar dikkate alındığında bunların hiçbir etkisi sözkonusu olmamaktadır.

Özetleyecek olursak, bir bilginin işe yarar hale gelebilmesi için dört köşesinden de tutulur durumda olması lazımdır.
Yani şu sorular mutlaka cevabını bulmalıdır!
Ne?, Neden?, Nasıl? ve Nerede?.
Buna bilgilenmenin dörtlü formülü de denebilir. Ama nedense hep ‘‘Ne’’ sini ve ‘‘Neden’’ ini anlatıp, ‘‘Nasıl’’ ı ustalıkla pas geçeriz. Çok sıkışırsak Nietzsche’nin o ünlü sözü imdadımıza yetişir: ‘Yeteri kadar nedeni olan Nasıl’ı çabuk bulur.’

Öyle olmuyor işte... Belki de o sözü başka türlü anlamalıyız...

NLP, zihnimize depolayıp, sonuca ulaştıramadığımız birçok kanadı kırık bilginin ‘‘Nasıl’’ını bize öğretip sonra ‘‘Nerede’’sini kendi tercihlerimize bırakan, bu yüzden de ‘‘BİREYSEL ÖZGÜRLÜĞÜN ANAHTARI’’ tanımını hak etmiş bir ‘‘İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ’ DİR.’’ 

 

Hidayet Kayaalp 

 
< Önceki
Haftanın Sözü

"Özlü sözler de çiçekler ve sevgiler gibi bakım isterler. Dilden düşürmemek hiç bir işe yaramaz"

-Haşmet Babaoğlu-
 
Advertisement
 
Template source from Ades Design. Converted to Mambo template by Your Mambo Design.
© 2010 AVRUPALI TÜRKLERİN KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.
 
Anasayfa     Aile İçi İletişim     Çocuklarla İletişim     İş Yaşamı     Makaleler     İletişim     Arama