Cumartesi, 04 Eylül 2010
AVRUPALI TÜRKLERİN KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ - gelisim motivasyon danismanlik ile ilgili herseyi burada bulabilirsiniz - Gelmodan Sitesine Hosgeldiniz 
AVRUPALI TÜRKLERİN KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ
AnasayfaAile İçi İletişimÇocuklarla İletişimİş YaşamıMakalelerİletişimArama
Anasayfa
Ayın Tavsiye Kitabı

"Büyük Düşünmenin Büyüsü"
(David J. Schwartz)

Statistics
Ziyaretçiler: 255790
Şuanda 5 misafir bağlı
Nlp Neye Yarar? Yazdır E-posta

"Çoğu Afrikalının sandığı gibi içinde yaşadığım şartların kurbanı olmadığımı ve tersine bu şartların üreticisi olduğumu öğrendim" -Legson Kayira-

 Yaşadığımız Evren bir sistemler sistemidir. Evrende hiçbirşey tesadüfen olmamaktadır. Takıntısı olanların rahatlaması açısından söylenebilecek en uygun sözünde, tesadüf denilen şeylerinde bir sistem içinde cereyan ettiğini söylemekten ibaret olacaktır.

Sistemin bazı parçalarının keşfedilmesi, ipin ucu iyi niyetli insanların elinde olduğu zamanlar hep insanlığın yararına olmuştur. Newton’un yerçekimi kanunu nu keşfetmesi, Edison’un elektiriği fark etmesi kadar önemlidir.

NLPde, makro sistemin, insana tekabül eden kısmının davranış ve iletişim boyutundaki şifresinin belkide bir keşfi sayılabilir. Richard Bandler ve John Grinderin parlak zekaları, NLPnin modellediği 4 insandan (Milton Erickson, Virginia Satir, Fritz Perls ) üç ünün teorisyen değilde, pratisyen olmaları Hodri Meydan! diye bilme cesaretini ona vermektedir.

Richard Bandler, Değişim İçin Beyninizi Kullanın adlı kitabında İnsan ben birşey yapamam derken aslında bişey yapmamaya muktedirim demek ister diyerek insanoğlunun belkide şeytanı modelleyerek kazandığı tarihi kurnazlığını çöp sepetine atmaktadır. Bu sözlerin değişik tonlarda açılımını yapanlar olmuştur ama ben, bizi gösteren tarafına bakarak diyorumki: atalet, cehalet ve tembellik gibi duruşlar aslında birer irade beyanıdır.
Yaparım ın özgün mefhumu-muhalifi yapamam değil, yapmam olarak belirginleşir bu durumda.

NLP’nin zihinsel maniplasyon alanında da tesbitleri olduğunu biliyoruz. İnsan zihni bilgiyi siler, çarpıtır ve geneller. Demekki, “yapmam”ı “yapamam”a dönüştürüp çarpıtarak işe kendimizi kandırmakla başlamışız.
 
Bunun bir değil, binlerce alanda böyle işletildiğini söylemek mümkün ama, ben şimdilik Legson Kayiranın şu sözleriyle iktifa etmek istiyorum:
Çoğu Afrikalının sandığı gibi içinde yaşadığım şartların kurbanı olmadığımı ve tersine bu şartların üreticisi olduğumu ögrendim .
 
Bu sözlerin herkes tarafından duyulup özümsenmesini isterim; Özellikle Avrupa da bulunan biz Türk işçileri tarafından çok daha iyi duyulmasını ve anlaşılmasını isterim. Legson Kayira beşbin km. yolu 15 ay yaya olarak katedip Sudanın başkentinde bir kütüphaneye ulaşmayı, oradan da Amerika ve Avrupa üniversitelerinde kariyer yapmayı başarabilmiş bir insan. Biz ise Avrupanın ortasındaki Afrikalılarız üstelik aşağılanan Afrikalılar .

Ben itibar yoksulluğunu en az maddi yoksulluk kadar önemseyen biriyim.
Abraham Maslowun, İhtiyaçlar Hiyerarşi ( Fiziksel, Güvenlik, Sevgi, Saygı, Kendini Gerçekleştirme, Manevi Yapı ) sin de Saygı = İtibar 4. sırada yer alır.

Bireyler ve toplumlar sadece maddi ( fiziksel ) yoksullukla fakir düşmezler, sevgi ve saygı değerlerini yitirenler daha yoğun bir olumsuzluk içinde sayılırlar.Yazdıklarımın doğru anlaşilması adına bir konuya vurgu yapmak isterim: Ben, insanlığın tarihi boyunca, ırkçılıktan daha netameli bir hastalıkla karşılaşmış olabileceğine asla inanmıyorum. Kıyamete kadar da zuhur edecek hiçbir hastalığın da ırkçılık boyutunu aşabileceğine yine inanmıyorum. Bununla beraber içinde bulunduğumuz coğrafyada Türk kavramına yüklenen negatifleri kabul etmek mümkün değildir. Hiçbir kavrama bunca olumsuzluk yüklenmemiştir. Burada bir ulusun ötesinde değerler, inançlar ve binlerce yıllık kültür aşağılanıyor. Bu hiçbir topluma yapılmamalı ve bize de yapılmamalı. Bu saatten sonra bu noktaya nasıl geldiğimizi tartışacak değilim. Ama bu durumdan mutlaka çıkmamız gerekir. Bunu Batı Avrupa Türk Toplumu başarmak zorunda.

Kendimizi geliştirerek, cehalet, atalet, tembellik gibi bize musallat olmuş hastalıklardan arınarak, güzel değerlerimizi hem kendimizin hemde içinde bulunduğumuz toplumun ilgi alanına çıkartabiliriz. Urfa’da Oxford yok ama, Almanya kişinin kendisini geliştirmesi için her bakımdan müsait bir ülke; Her taraf Oxford dolu...

Alman toplumu da biz Türkler üzerindeki önyargıyı kaldırabilme cesaretini gösterebilirse bu gelişime en büyük katkıyı sağlamış olur.
Peki, NLP ne işemi yarar?
İstenen her alanda olduğu gibi, bu alanda da hızlı gelişimin etkili bir aracı olabilir.

 

Hidayet Kayaalp 

 
< Önceki   Sonraki >
Haftanın Sözü

"Özlü sözler de çiçekler ve sevgiler gibi bakım isterler. Dilden düşürmemek hiç bir işe yaramaz"

-Haşmet Babaoğlu-
 
Advertisement
 
Template source from Ades Design. Converted to Mambo template by Your Mambo Design.
© 2010 AVRUPALI TÜRKLERİN KİŞİSEL GELİŞİM SİTESİ
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.
 
Anasayfa     Aile İçi İletişim     Çocuklarla İletişim     İş Yaşamı     Makaleler     İletişim     Arama